HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
HABER ARAMA


Ordu Nöbetçi Eczaneleri
SON DAKİKA HABERLER
Ordu Havaalanı Transfer Samsun Havaalanı Transfer

Hüseyin Deniz - İlahiyatçı/Yazar

Hüseyin Deniz  -  İlahiyatçı/Yazar

RAMAZANLA İLGİLİ ÖNEMLİ BİRKAÇ MESELE…

8 Mart 2026 Pazar Saat: 11:29

11 Ayın sultanı Ramazan-ı Şerif'in  18. gününü idrak ediyoruz. Rahmet ve bereket ayı tüm hızıyla devam ederken Ramazan ayının iki haftasını uğurladık. Giden ve kalan günler hepimiz için mübarek olsun. Rabimizin rahmetini celbedecek amellere vesile olsun inşaallah. 

Ramazan’la alakalı faydalı olacağını düşündüğüm bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum. 

- Ramazanda, imsak ile iftar arasında yemek, içmek ve eşler arasındaki "yakınlaşmak" yasaktır. Bu, bedenin orucudur. Ruhun orucu ise; tasavvuf alimlerinin önerisi ile dili kötü konuşmaktan, gözü harama bakmaktan... kısacası organları da manevî olarak zarar ziyana girmekten korumaktır.

- Oruç ve namaz birbirinden bağımsız ibadetlerdir. Namaz kılmayan oruç tutabilir. Kimse bu konuda bir başkasını rencide edecek söz ve davranışlarda bulunmamalı. Tabii en güzeli ramazanı da fırsat bilerek namaza başlamaktır.

- Teravih namazı vakti, yatsı namazı vaktidir ve imsağa kadar sürer. Peygamber efendimiz çoğunlukla 20 rekat olarak kılmıştır. Farz olur ve ümmetine ağır gelir korkusuyla pek fazla cemaatle kılmamıştır. Ancak O'nun irtihalinden sonra Hz Ömer (Ra), böyle bir vücubiyet olmayacağı için cemaatle kıldırmaya başlamıştır. Sünnet bir namazdır. Ancak işrak veya duha namazı gibi regaib cinsinden değil, vakit namazlarının farzlarının önünden ve arkasından kılınan revatip (düzenli) sünnetler kapsamında değerlendirilir.Rekat sayısı konusunda duruma göre (hastalık, yorgunluk, çocuklar ve yeni namaza başlayanlar için usanç olmaması vs.) 8 rekat da kılınabilir. Fakat bu konuda alışkanlık yapılmamalıdır. Dünyada her nimetin arttığını ve Allah'a nasıl şükredeceğimizi bilemediğimiz anların olduğunu düşünürsek, senede bir kere gelen teravih namazı fırsatını da nefsimize yedirmeyelim. Yine de bu konuda biz zorlama ve kınama hakkına sahip değiliz. Sizinle nefsiniz arasında bir çekişme olursa sizin kazanmanızı umarız. Çünkü nefis her zaman kaytaracak bir bahane bulur.

- Hayız ve lohusa olan bayanlar oruçla ve namazla mükellef değildir. Daha sonra oruçlarını kaza ederler. Ancak namazın kazasını, merhameti sonsuz olan Rabbimiz, birikip kadın kullarına zorluk olmasın diye affetmiştir.

- Emzikli ve hamile bayanlar da kendi durumlarını kendileri ve gerekirse doktorları belirler. Oruç tutmaları kendilerine veya bebeğe zarar verecekse, ileriki bir zamana tehir edebilirler. Ama mümkün olduğunca kısa sürede bu borçlar ödenmelidir.

- Cünüplük, oruca mâni değildir. İmsağa yakın ihtilam olmuş vaziyette uyanan kişi veya eşiyle yakınlaşıp imsaktan önce gusül abdesti alacak fırsatı bulamayanlar, ellerini-ağızlarını yıkayıp, karınlarını doyurur daha sonra da "ivedilikle" boy abdestlerini alabilirler. Bu keyfiyet, imsağın dar olmasına göredir. Yoksa bir namaz vakti geçecek kadar bu şekilde durmak haramdır. Aynı şey, hayzı ve lohusalığı biten kadınlar için de geçerlidir.

- Hasta kişilerin durumuna bakılır. Eğer hiç iyileşme umudu yoksa (şeker hastaları, oruç tutamayacak kadar yaşlı ve "aklı başında" olanlar...gibi) imkânları varsa fidye verirler. Yoksa bir şey yapmak lâzım gelmez. Kendilerini bu konuda ne üzsünler ne de zorlasınlar. Af ve istiğfar dilemeleri kâfidir. Unutmayın ki, Allah'ın "yapın" dediği de emirdir, "yapmayın" dediği de. Oruç tutamayıp fidye verenler veya hayız ve nifas hallerinde olup oruç tutmayanlar da Rabbimizin "yapmayın" emrine uyuyorlar. Dolayısıyla onlar da bu şekilde itaat edip sevap kazanıyorlar. Üzülecek bir durum yok. Lütfen bu ince ayrıntıyı kaçırmayalım.

- Alzheimer hastaları, oruçla veya diğer ibadetlerle yükümlü değildir (ileri derecede olanlar, uzman doktor görüşü önemli) Onlar için fidye de gerekmez. Bırakın kafalarına göre takılsınlar. Bu konuda baskı ve zorlama yapmayın. Gönülleri hoş olsun yeter. Rabbim onlara iltimas geçmiş, sekiz yaşında çocuk hükmünde kabul edilirler.

- Ramazan gününde yolcu olanlar oruç tutmayabilir. Bu durum, seferi namaz gibi zorunlu bir durum değildir. Kişinin isteğine bağlıdır. Yalnız seferilik, bulunduğu şehrin son ikamet yerlerini geçtikten sonra başlar. "Yarın yola çıkacağım, oruca niyetlenmiyeyim" olmaz. Ya çıkamadın?! Gitti o günkü oruç...Bu konu çok ayrıntılı, ilmihal kitaplarına müracaat edilebilir.

- Açık yara üzerine sürülen merhem orucu bozar (karın veya baş bölgesinde, ağız veya buruna çok yakın yerde ve büyük miktarda olursa. Bu görüş İmam-ı Azam'a aittir. Onun talebeleri olan imameyn ise "bozmaz" demişlerdir. Diyanet bu fetvayı baz alır. İhtiyatlı hareket etmek en iyisi. ). Ama kuru deri ve yara üzerine sürülen merhem, yumuşatıcı krem vs. orucu bozmaz. 

- Gün içinde diş macunu olmaksızın dişler fırçalanabilir, mazmaza ve istinşak abartılmadan (serinleme amacı olmaksızın) ihtiyaca göre banyo yapılabilir. 

- Çocukları oruca alıştırma amaçlı olan "tekne oruçları" güzel bir âdettir, yapılmasında dinen bir sakınca yoktur. Çoğumuz o şekilde başlamadık mı?

- Oruçlu olduğunu bildiğiniz bir kimse, unutarak bir şey yiyorsa durumuna bakın. Bedenen zayıf biriyse veya çocuksa, dönün arkanızı gidin. Rabbinin ona ikramıdır. Yok, güçlü kuvvetli biriyse oruçlu olduğunu hatırlatın.

- Fitre için bayramı beklemeye gerek yok. Şimdiden ihtiyaç sahipleri sevindirilebilir. Hayır geciktirilmez. Diyanet asgarî 240 TL olarak belirlemiş ama bunu paşa gönlünüz yukarı doğru çekebilir.

 Herkes aynı sofrayı kurmuyor değil mi?! Sizin öğün masrafınız daha fazla  ederken, fitrenizi kuruşu kuruşuna vermek, dinen caizse de gönlünüz el verir mi, bilmem. Alan el siz olsaydınız, durum nice olurdu? 

Ama parayı "kim" den ziyade "kim için" verdiğimizi düşünürsek, elimiz titremez sanırım. Çünkü on'dan yedi yüz misline kadar bize ecir olarak iadesi yapılacak. Ne güzel bir ticarettir.

Kur’an-ı Kerim tövbe Suresi 111’de şöyle bulunur:”Şüphesiz Allah, mü’minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır.

Rabbim orucun en iyi ve güzelini tutmayı, sadakanında en güzelini vermeyi nasip eylesin


Bu haber toplam 22 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları