- 17:04 YILMAZ GÜVEN TAZELEDİ
- 12:00 FATSA’DA TARİHİ TEMİZLİK SEFERBERLİĞİ
- 10:44 “Durugöl’deki eski çöp alanı beton değil, yeşil alan olmalı!”
- 17:03 Kıranlı: “Teknikerlik bir madalyadır, gururla taşıyacağız”
- 14:40 EMNİYET MÜDÜRÜ ACAR, GAZETECİLERİ KONUK ETTİ
- 14:18 Gece Yarısı Zammı Yolda
- 13:02 8. Olağan Genel Kurul 1 Kasım’da
- 11:10 EMEP, “Durugöl Mahallesi'ndeki eski çöp alanı yeşil alan olmalı!”
- 12:52 102. Yıl Cumhuriyet Yürüyüşü Yapıldı
- 12:46 “Cumhuriyetimizi Türkiye Yüzyılı vizyonuyla taçlandıracağız”
- 12:42 “Cumhuriyetimizin Kazanımları”
- 12:37 102. yıl coşkusu
- 12:51 Rektör Prof. Dr. Orhan Baş’ın Cumhuriyet Bayramı Kutlama Mesajı
- 12:47 Vali Muammer EROL’un 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Mesajı
- 12:17 Çağdaş Demokratlar Platformu Güven Tazeledi
Fındık Fiyatı
‘TOPLUMUN SİNİR UÇLARINA DOKUNUYOR’
Cumhuriyet Halk Partisi Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel, Meclis’te görüşülen Diyanet Akademisi Kanunu üzerine konuştu. Kanunların muğlak bırakılıp esas hususların kararnamelere bırakıldığını ifade eden Adıgüzel, “Ağam bilir hükümet tarafından yönetiliyoruz’’ dedi
‘’Denetim Bakanlıkta olmalıdır’’
Mustafa Adıgüzel bu konuda şunları kaydetti
‘’Nitelikli din adamı yetiştirmek bizim de arzumuzdur. Çünkü aydın din adamından bu ülkeye zarar gelmez. Ancak anayasada eğitim bir bütündür. Biz her alanda eğitimin, din eğitimi de dahil, milli eğitimden, yüksek öğretim kurumlarından bağımsız olmasına karşı çıkıyoruz. Kuran kursu ve merkezlerinde okuyan öğrenciler için açılacak yurt ve pansiyonlar Milli Eğitim Bakanlığının denetimine alınmalıdır. Çünkü denetimsiz yurt ve pansiyonların ne hale geldiğini, nelere yol açtığını hep beraber görüyoruz. Yok efendim "zaten biz Milli Eğitim ile yükseköğretim ile istişare yapacağız" deniyor. Cehennemin yolları da iyi niyet taşları ile döşelidir
‘’Biz bu kanunda muğlak ifadelere karşıyız’’
Kanunda boşluklar hep "kararname ile düzenlenir" şeklinde doldurulmuş. Bu kararnamelerin nasıl çıktığını biliyoruz. Zaten kararname devleti olduk. "Ağam bilir hükümeti" tarafından yönetiliyoruz.
Din konusu siyasetten tamamen ayrı olmalıdır. Diyanet kurumu ülkedeki tüm dini inanç kesimlerini kapsamalıdır. Cem evlerinin ibadethane sayılması ile ilgili hiç bir çalışma yoktur. Yıllardır konuşulur ama yapılmaz.
‘’Atatürk’ün kurduğu kurum’’
Biz Diyanet Kurumunu başkanın tavır ve davranışları ile tartışmaya sokmak istemeyiz. Çünkü Atatürk’ün kurduğu bir kurumdur. Biz de bu kuruma sahip çıkıyoruz. Ama böyle hassas kurumların başına atama yaparken de atamayı yapan hükümetin başının da aynı hassasiyeti göstermesi gerekir. Biz seçilmişler olarak bu özeni gösteriyoruz. Ama diyanet İşleri kurumunu ayırarak söylüyorum, burayı yöneten kişi aynı hassasiyeti göstermiyor. Birçok kültüre ev sahipliği yapmış olan bu kadim coğrafyada sadece belli bir kesime yönelik tavırları ve iktidarın sözcüsü gibi konuşmaları toplumun sinir uçlarına dokunmaktadır bu diyanet işleri başkanının. Sadece farklı inanç gruplarını değil Müslümanları bile ayrıştırmaktadır. Ötekileştirişi üslubu ile Müslümanlar tarafından da tepki almaktadır, bilinmesini isterim.’’
Haber Merkezi

