SIRASI DEĞİL


Bu makale 2020-09-17 22:53:13 eklenmiş ve 3149 kez görüntülenmiştir.
EMRE YÜCEL

Mülk sahibi ile kiracısı uzun süreden beri kira ödenmediğinden dolayı sert tartışmalar sonucunda ki çözümsüzlüklerle mahkemelik olmuşlar. Mülkten çıkmaya yanaşmayan davalı tarafın epey lüks düğünlerinde hafif meşrep düğün sahibi davalı ile sağdıç davacı Karadeniz’in güzel oyunu karşılamayı karşılıklı oynarken davacı gülümser tavırla sorar; “Abi mağazayı ne zaman boşaltacan?”. Davalı gülümseyerek cevap verir; “şimdi sırası değil yeğen, şimdi sırası değil.” Hop, çök, kalk, ayak oyunları, karşılıklı karşılamaya devam…

“Kirasını ödemedi, çıkmadı da, lüks düğün yaptı, oğlu arkadaşım beni sağdıcı yaptı, adam birde benimle karşılama oynadı, ifadesini alayım dedim, sonraki celseye attı.” diye davacı tarafın ifadelerine göre hafif meşrep dost meclisinin ortamda kararı bol kahkaha…

Fıkra değil gerçek denir ya, günümüzde hayatın var olmasının dayanılmaz hafifliği sonucunda karar çoğunlukla kahkaha ile sonuçlanıyor. Sonrasında çök, kalk, ayak oyunları, karşılıklı karşılamaya devam…

Horon güzel oyundur, severim, omuz omuza oynanır. Yan yana omuz omuza oynanan horonda oyun esnasındaki yüzdeki mimikler serttir, ciddidir. Karşılamada ise durum farklı. Yüz yüze karşı karşıya oynanan karşılamada mimikler yumuşaktır, gülümser tavrı vardır. Halkımız bu iki oyunu da sever, güzel oynar, hakkını verir. Bazen omuz omuza, bazen karşı karşıya, bazen ciddi, bazen neşeli. Düğünlerde ki oyun sırası da belli. “Şimdi sırası değil” fikriyatıyla sorunları, ifadeleri, celseleri ertelemek faydamı getiriyor zarar mı diye düşünmek gerek elbet. Horon mu oynansa karşılama mı?

Düğünler mesela. O kadar yazıldı, çizildi, söylendi; “yaw bu tehlikeli zamanlarda düğün, dernekte neyin nesi” diye diye. Endişeyle şaşırılıp durulsun kısıtlamalar, yasaklar epey geç geldi. 1 saatle sınırlandırılan nikah, kokteyl, kutlama vs.

Çok sevdiğim bir arkadaş korona olmuş, genç adam, güçlü bir fiziki yapısı var kendisinin. “Abi bir aydan beri çektiğimi bir ben bilirim, ölmek istedim, o derece” kendi tabiri. “Tam iyi oldum diyordum, dün gece yine nefes olamamaya başladım, konuşmakta zorlanıyorum” diyen ses epey kötü geliyor kulağıma. Yakınının düğününde kapmış. Olmuşla ölmüşe çare bulunmaz denir ya, keşkelerin, niyelerin faydası olmuyor edinilen sözlerde sonradan. Sırası değil di belki ama soruverdim “niye gittin diye?”. İfadesi; “abi gitmeseydim sen seyreyle bizdeki muhabbeti” Türk ataerkilliğinde ki toplum baskısı işte, ne denilebilir ki…

“Oğlumuzun, kızımızın mürvetini göremeyecek miyiz?” durumu en masumu. “Anlı şanlı düğün yaptı desinler” var mesela. Veyahut hayata dair daha sert bir toplum baskısı; “koronayı bahane ettiler bir düğün bile yapamadılar demesinler”. Desinler ve demesinler arasındaki bir sosyolojik eleştirinin sırası değil belki ama ben yine de hafiften bir zülfü yere dokunmak istedim. “İtibardan tasarruf olmaz” fikriyatı bir taraf, İstanbul’un sözleşmesi diğer taraf ama kırsalda, taşrada durum bu ve bunun gibi örnekler.

Geçmişte bir tartışma programında dinlemiştim. Anlatan zamanında c partili, şimdi a partili bir belediye başkanı. “Devlet bir köyü pilot bölge kabul etmiş, köyün kadınlarına spiral denilen bir çeşit doğum kontrol yöntemi uygulanacak. Köyün erkekleri sorunca ne oldu diye, devlet dinleme aleti taktı kanısına varmışlar. Her gece eşlerine ‘komutanım emrindeyim, vatan sana canım feda’ diye tekmil veriyorlarmış. Bu sosyolojik ortamda etnik sorunu nasıl çözeceksin” diye bir serzeniş. Sonuç tabi ki hem stüdyonun hem de izleyici kitlesinin kararı yine bol kahkaha. Kime, neyi, nasıl anlatacaksın durumuyla bizde yazıyoruz işte böyle.

Her gün rakamlar açıklanıyor. Sadece herhangi bir ilçede ölenler belli. Yani!!! Korona her birimizin en yakınlarında artık. Ankara felç diyorlar. Sırası değil fikriyatı hakim belki ama esasen durum epey ciddi. Yumuşattık, ihtiyaç vardı belki böyle bir yumuşamaya ama tekrar sıkı tedbirlere dönülme olasılığı var, gidişat bu yönde. Sonuçta toplumda ki bilinç ve sosyolojik yapı ortada. Düğün organizatörleri bile insanlık adına düğün sahiplerini defalarca uyarmalarına rağmen baş edemeyip ne haliniz varsa görün edasıyla uzaktan seyrediyor. Karşılama keyifli oyundur, başlayınca aynı gayda 20-30 dk. sürebiliyor. Ama virüs anlık, gülümsenerek karşılanıyor.

“Abi koronayı ne zaman bulaştıracan?”

“Şimdi sırası değil yeğen, şimdi sırası değil”

Sıramızı bekliyoruz…

Sevgi ve saygı ile…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Ordu Tribün Gazetesi | Haber Merkezi
© Copyright 2016 Ordu Tribün Gazetesi
GÜNDEM
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
A.Ö.L.
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Eğitim Portalı
DÜNYA
E-Devlet
M.E.B.
Adalet Bakanlığı
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş