EYLÜL


Bu makale 2020-09-04 00:16:46 eklenmiş ve 538 kez görüntülenmiştir.
Emre Yücel

1 Eylül tarihi Almanya’nın Polonya’yı işgal ederek 2. Dünya savaşını başlattığı gündür, dolayısıyla bundan mıdır bilemiyorum 1 Eylül tarihi aynı zamanda Dünya Barış Günü olarak kabul görür. Makaraların ötesinde her şerde vardır bir hayır mantığıyla “Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır ve olur ki sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir” ayeti belki de bu zamana atfedilebilir.

Demem o ki hafızalarda ki makaraların ötesinde siyaset yazmayayım, sizde siyaset okumayıverin bu sefer diye düşündüm, biraz da sevgiye dair duygular yazılsın Eylül ayı konusuyla, çoğunluktaki hissiyatlarda çokta güzel bir ay olmasa da…

“Düşen bir yaprak görürsen beni hatırla demiştin, biliyorsun seni ben sonbaharda sevmiştim” Yıldırım Gürses’den bir sonbahar melodisi özleme, hatıralara dair.

Eylül’e dair neler hissedilmedi ki yaşanmışlıkların sonucuyla, dolayısıyla neler neler söylenmedi, neler yazılmadı, neler bestelenmedi, daha neler neler… Şiirlere şarkılara konu oldu Eylül bazen sevinçlerle genellikle hüzünlerle…

Eylül ayı aşk ayımı, ayrılık ayımı diye düşünüledursun duygu ve düşüncelerin kalıcılığı gerçekliktir bu ay için. Özellikle yaz aşkları için bir karar zamanıdır çoğunlukla. Sevgililer sevgilerinin sürdürülebilir olup olmadığını test eder bu ayda. Malum yaz ayları şımarık aylardır. Renklidir, rahattır, canlıdır, hoşgörülüdür. Ancak kış tam tersine serttir, sıkıntılıdır, zordur dolayısıyla hoşgörüsüz, tahammülsüzdür. Doğada ki bu gerçeklik sevgiye de, hislere de yansımıştır diye düşünülebilir. Eylülde şımarıklık son bulur, çoğu duygu ve düşünce süzgeçten geçirilir, karar sorumluluğu vardır hayata dair, tamam mı devam mı diye. İşte gelecekte ki tüm sevinç ve hüzünlere sebep olan iç dünyalarda ki mücadele malumdur Eylül için.

Malum ay demişken; Atilla İlhan’ın bir şiiri var mesela “Bence malumdur” ismiyle. Şiir’de “Eylül’den itibaren geceler hazindir uzundur, gökyüzünde kızıl bir hilalin kaydığını görürsün, sen ansızın gökyüzünde görünürsün, bence malumdur… Gözlerinin rengi.” dizeleri gelecek olan gerçekliği ifade ederken ayrıca zamanın önemini de belirtir Eylül diyerek.

Yazdaki doğal seçilimin sonuçları yaşanır bu ay. Güçlüyse ayakta kalır, devam eder yaşama. Değilse, hissiyatlar gücü oranında belirli bir zaman için iz bırakır sadece, sonrasında unutulur gider çoğunlukla. Yaşam döngüsü işte, konu aşk, sevgi, hisler, duygular olsa bile, doğanın doğallığının kuralları ile yaşanır yaşanılması gereken.

TV’lerde reytingleri yüksek olan yapay gündüz programlarının marjinalliği değil bahse konu. Absürt hareketler ve olaylarla sürrealist sayılması gereken durumlar, güncel gerçeklik sayılıyor günümüzde Ama Eylül ayının gerçekliği değişmedi esasen, insanların duygu ve düşünceleri değişse bile. Aşk-101 diye bir dizi var mesela, baştan epey reklamı yapılan, pek tutmayan, izlemeye heves etmediğim. Market adı gibi sanki, ondandır belki de izlememem, ucuz alışveriş gibi bir intiba bıraktı hafızamda, ucuz bir yapaylık sanki aşka dair.

Eylül bazen yalnızlığı anlattırır, bazen de zamanın değerini. “Dedim ya… Eylül’dü. Savruluşu bundandır kimsesizliğimizin” diye yazmış Cemal Süreyya zamanın acımasızlığını anlatırken sevgiye dair.

Çoğu zaman bir hüzün bırakır. “Eylül’de gel demiştim, gelmedin” derken Alpay şarkısında esareti anlatır hasretin derinliklerinde. Ancak esasen Eylül’de gel derken buradaki ima farklı bence. Neden Eylül’de gel? ‘Tüm yapaylıklardan uzak, saf gerçeklikler kabulümdü, gelmedin’ iması düşünülebilir şarkıda ki Eylül için.

Bazen mutsuzluğu, bazen umutsuzluğu anlatır. “Güz günleri gibiydik, hiç bahar yaşamadık” der bir zamanın Arabesk müziğinin popüler sanatçısı Hakan Taşıyan, süregelen olmamışlığı anlatırken şarkısında.

Ve müzikalitesine hayran olduğum bu zamanın ender kaliteli sanatçılarından Emre Aydın’ın bir şarkısı var, “Eylül geldi sonra, biranda sensiz oldum, siyah oldum, hem yandım hem kayboldum, sorular sordum, yoruldum”. Gayet sade, net ve açık.

Yapraklar solar, sararır, kendini bıraktı, düştü tarzı edebiyat yapmam elbet ama Eylül ayıda bir gerçekliktir kendi doğallığında. İçinde sevinçte olsa hüzünde yeni bir başlangıçtır, hüzünlü bir son sonrası yaşam döngüsünde, doğal gerçeklikte ve nitelikli hislerde.

“Havalar nasıl olursa olsun, sizin havanız iyi olsun” denemez Eylülde. Kışın habercisi nasıl coşkulu olabilir ki. Hisli aydır Eylül ve epey düşünceli, bazen gayet acımasız. Ne diyeyim hayır olsun…

Sevgi ve saygı ile…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Ordu Tribün Gazetesi | Haber Merkezi
© Copyright 2016 Ordu Tribün Gazetesi
GÜNDEM
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
A.Ö.L.
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Eğitim Portalı
DÜNYA
E-Devlet
M.E.B.
Adalet Bakanlığı
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş