Çamlığıma Dokunma!


Bu makale 2020-08-11 00:27:45 eklenmiş ve 691 kez görüntülenmiştir.
Cumhur Öztürk

Şehirlerin sadece binalardan, sokak, cadde ve parklardan oluştuğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Bu saydıklarımız, ancak şehrin iskeletini oluşturabilir.

Şehirleri, diğerlerine göre farklı ve çekici kılan, “ruhudur.” İstanbul’u düşünün; binlerce yıllık tarihi: Kız Kulesi, Galata Köprüsü, Ayasofya, Sultanahmet ve adını sayamadığım bir sürü yapıtın estetiği ile birleşmese, beton yığınından ne farkı kalır. Hele ortasından geçen boğaz; şehrin ruhunu oluşturur.

Kayseri’den farkı da budur aslında. Tarihse; Selçuklunun başkenti Konya’nın da tarihi var. Geçmişse, Osmanlının kurulduğu başkenti Bursa’nın da geçmişi var. Başkentse, ülkemizin başkenti Ankara var. Doğal güzellikse, turizmin başkenti Muğla, var, Antalya var. Ama İstanbul farklı, İstanbul’un kendine ait muhteşem bir ruhu var.

Ünye Çamlığı diyoruz, İstanbul’dan Konya’ya laf gezdiriyoruz ama çamlığın, Ünye için ne anlam ifade ettiğini başka nasıl anlatabiliriz? Az ilerde Evci’nin Miliç çamlığı var. Ama Ünye Çamlığı farklı, Ünye Çamlığının kendine has güzel bir ruhu var.

Yıllar boyunca Karadeniz’de kara yolculuğu yapanlar için serin bir mola yeri oldu çamlık. İnsanlar dinlendi, huzur buldu.

Çamlıkta içtiği bir bardak çayın tadını anlattı gittiği yerlere.

Ünyelilerin sabah sporunu yaptığı yer oldu. Sabah sporundan sonra denize girebildiği yer oldu.

Adına şiirler yazıldı. Üzerinde diziler çekildi.

Şehrin gürültüsünden kaçış oldu.

Öğrencilerin, öğretmenleri ile birlikte piknik yaptıkları yer oldu. Birçok çocukluk anısı biriktirdi.

Şehrin hafızası oldu.

Çamlık: Ünye’nin ruhu oldu.

2017 yılında bir gece yarısı yirminin üzerinde ağaç kesilerek başlatılan çamlığı yok etme projesi, nasıl durduruldu biliyor musunuz? Sağcısı, solcusu, genci, yaşlısı, Ünyelisi, Fatsalısı, Ordulusu bir oldu. Sosyal medya üzerinden gelen destek mesajları, bilgisayar hafızalarına sığmaz oldu. İnsanlar; çocukluk, gençlik hatıralarının ellerinden alınmasını, bir araya gelerek durdurdu. O birlik halen devam etmekte… O birlik, mücadeleyi bırakmış değil, çamlığı unutmuş değil.

Hiç tanımadığınız yan tarafta oturan insanla, bir bardak çayınızı paylaşıyorsunuz. Bir tabak yemeğinizi paylaşıyorsunuz. Yeni dostlar ediniyorsunuz…

Çamlığın tatlı iklimi, çamlığın ruhu da budur.

En önemlisi de, halka ait ve ücretsiz olmasıdır…

Halkın hiçbir bedel ödemeden faydalandığı bu doğal güzelliği, halktan alıp ranta devretmenin getirisi nedir anlayabilmek olanaksız.

Kıymayın, çamlığa dokunmayın…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Ordu Tribün Gazetesi | Haber Merkezi
© Copyright 2016 Ordu Tribün Gazetesi
GÜNDEM
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
A.Ö.L.
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Eğitim Portalı
DÜNYA
E-Devlet
M.E.B.
Adalet Bakanlığı
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş