Çav Bella...


Bu makale 2020-05-27 13:28:24 eklenmiş ve 698 kez görüntülenmiştir.
Metin Topkaya

İbadethaneler insanlığın huzur bulduğu, ortak alanlardır...

Her dinin (sosyolojik açıdan) olmazsa olmazı, kutsal mekanlarıdır...

İbadethaneler üzerinden yapılabilecek her türlü provokasyon, sadece Türkiyenin değil Dünya’nın da en önemli sorunlarından biridir...

Çünkü; insanlık, geçmişten günümüze inanç, ibadethane ve kutsallık adına, çok önemli ve ağır bedeller ödemiştir... 

İnsanlık; inançlarının diğer inançlardan daha iyi ve üstün olduğu iddiasıyla, “inançları adına” maalesef dünyamızı cehenneme çevirmişlerdir...

Onun içindir ki; ibadethanelere saygısızlık, insanlığın ortak aklı ve acı tecrübeleriyle “ahlaksızlık ve de ahmaklık” olarak nitelendirilir...

Malumunuz; memleketimizde de, aynı inanç sisteminin farklı yorum/mezhepleri üzerinden, bir çok kışkırtma ve provakasyonlar yaşanmış, ağır bedeller ödenmiştir... 

Toplumsal yaralar, hâlâ çok tazedir...

Devletimiz bu yaraların tekrar açılmaması adına, önemli tedbirler de almıştır...

Fakat; Korona salgınının da iyice tetiklediği, sosyal ve ekonomik sıkıntıların had safhaya çıktığı bu zamanlarda -özellikle darbe, erken seçim- gündemlerine bağlı olarak, eski yaraların tekrar açılmasını isteyen güruhların ortaya çıktığı gözükmektedir...

Özellikle İzmir gibi toplumsal barış ve mutluluk katsayısının yüksek olduğu, laik ve seküler yaşam tarzlı, bu güzide şehrimizde; evlerin  işaretlenmesi, Çav Bella ve Yuh Yuhlu cami saldırıları, son derece dikkat çekicidir...

Aynı zamanda; bazı yerel ve merkezde ki kamu görevlilerinin; TC nin kurucu değerlerine saldırması, kamu otoritesiyle, dini yaşam tarzının özendirilmesi ve camilerin bu konularda etkin kullanılması da, toplumsal barışı bozma adına yapılan dikkat çekici faaliyetlerdendir...

Siyasi ve sosyal kutuplaşmanın arttığını gören/düşünen güruhların; memleketimiz ve milletimiz arasına nifak sokma iştahları kabarmaktadır... 

İzmir’de Camilere yapılan komplo/provakasyonların çok acemice olduğu ve ilkel beyinli, “kullanışlı aptalların” (ya da bir meczubun) tercih edildiği bellidir...

Çünkü herkes bilirki; ne laik ve seküler yaşam tarzlılar, ne de ateistler böyle bir şey yapmazlar... 

Ancak, ulusal ölçekli bazı televizyon kanallarının, meseleleri büyütme adına, laik seküler yaşam tarzlılarla, ateistleri suçlayıcı “militanca yayınlarını da” iyi incelemek lazımdır...

TC devleti kurum ve kuruluşlarıyla bu “kullanışlı aptalları” bulmaya ve adaletin önüne oturtmaya muktedirdir...

Başka bir Türkiye olmadığı gerçeğini asla unutmamamız dileğiyle... 

Azıcık sağduyu...

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Ordu Tribün Gazetesi | Haber Merkezi
© Copyright 2016 Ordu Tribün Gazetesi
GÜNDEM
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
A.Ö.L.
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Eğitim Portalı
DÜNYA
E-Devlet
M.E.B.
Adalet Bakanlığı
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş