"Mayıs yedisi"


Bu makale 2020-05-23 00:14:31 eklenmiş ve 766 kez görüntülenmiştir.
Nevin Altunbaş

Yıllar yılı Doğu Karadeniz Bölgesi'nin Ordu ve Giresun illerinde 20 Mayıs tarihinde "Mayıs yedisi" adı altında şenlikler düzenlenir. 

Bu yıl maalesef Corana virüs (Covid-19) salgını dolayısıyla düzenlenemedi, iptal edildi.

Hiçbir kurum ve kuruluşun katkı yapmaksızın halkın katılımı ile yapılan bu şenliklerde binlerce Karadenizli ırmakların denizle buluştuğu havzalarda veya deniz kıyılarında toplanırlar.

Kimi yerlerde halk büyükbaş hayvanlarıyla birlikte deniz kıyılarına inerler.

4 bin yıl öncesine kadar giden bu gelenek Trabzon ilimizin Vakfıkebir ilçesinden Samsun'un Terme ilçesine kadar uzanan sahil bölgesinde düzenlenir.

Ordu ve Giresun illerine özel bir kültür olan "Mayıs yedisi" etkinlikleri farklı efsanelere dayanmakla birlikte katılımcıların  dilek ve isteklerinin gerçekleşmesiyle dilden dile yayılarak yıllar içerisinde efsane olmaktan çıkıp gerçekçi bir geleneğe dönüştü.

Mesela Giresun ilimizin Aksu Deresi'nde derenin Karadeniz ile buluştuğu noktada gerçekleşmesini istediğin dileği tutup 3 kez sacayak çemberi içerisinden geçip 7 çift bir tek taş, toplamda 15 taşı denizi yada ırmağı arkanı alıp sağ avucunla başının üzerinde en az üç en fazla 7 kez dolandırıp suya atarsan inanışa göre ne dilekte bulunursan o yıl kabul olur.

Yine çıplak ayakla yürüyerek denize girip 7 dalgadan geçersen hastalıkların iyileşir, o yıl hasta olmazsın.

Kayıklara binip Giresun'da ada etrafında, Ordu'da Perşembe açıklarındaki delikli taş etrafında 7 kez dolaşırsan tuttuğun dilekler, istekler kabul olur.

Yaylaya çıkmadan hayvanlarını deniz suyuyla yıkarsan süt verimi yüksek, hastalıklardan uzak bir yıl geçirirsin...

İnanışlar, etkinlikler Mayıs yedisi ritüelleri genelde bunlar.

       *

Efsaneler Dünya'da dili, dini, ırkı ne olursa olsun halkın ilgisini çeker.

Esasta önemli bir turizm altyapısıdır.

Bacasız bir fabrikadır.

Mesela Almanya, Rusya, Amerika, Belçika, Güney Afrika veya Japonya'daki bir kişi doktorda çare bulamadığı hastalığının böylesi bir inanışla tedavi olabileceğini düşünse parayı pulu hesap etmeden Mayıs ayının 20'sinde Giresun'un Aksu Deresi'ne veya Perşembe'nin Çaka kıyılarına koşa koşa gelmez mi?

İnsanoğlunun inanışında, fıtratında vardır efsaneler...

Geçmişi 4 bin yıl öncesine dayanan böylesine bir turizm aktivitesini Turizm Bakanlığı veya yerel yönetim belediyeler neden yeterince ilgi göstermezler, Dünya'ya tanıtımını yapmazlar...? Doğrusu anlamakta, yorumlamakta güçlük çekiyorum.

      *

Bu yıldan geçti.

Gelecek 2021 yılının 20 Mayıs tarihine özel bir çalışma yapalım.

Özellikle Ordu Büyükşehir Belediye'mizden bu yönde uluslararası festival şeklinde bir organize yapılması için düşünce geliştirmesini bekliyoruz.

"Mayıs yedisi" katılımcısı, efsanesine inanmış Ordulu veya Giresunlu bir ailenin 12 aylık beklentisini, hikayelerini anlatan belgesel yapılsa inanın televizyonlarda, belgesel kanallarında milyonlarca insan ilgiyle, merakla izleteceği konu olur.

Neyse, öneri bizden...

Gündeme almak veya almamak bizim dışımızda...

Bitirmeden "Mayıs yedisi" nin tarihçesiyle ilgili bir paylaşımla noktayı koyalım...

     TARİHÇESİ

Mayıs Yedisinin tarihi hakkında kesin bilgiler yoktur. Konuyla ilgili bir çok efsane anlatılmaktadır. Bölgede Mayıs 7’sinin 4 bin yıldır kutlandığı söylenmektedir.

Mayıs 7’si Vakfıkebir’den Termeye kadar uzanan sahil şeridinde kutlanır. Kökeni Orta Asya’ya dayanır. Anadolu’nun fethi sırasında yöreye yerleşen Çepni Türkleri tarafından günümüze taşınmıştır. Çepniler 1300’lü yılların başlarında bölgeye geldiler. Hacı Emiroğulları beyliğini kurdular. 1403’te Süleyman Bey zamanında beyliğin sınırları Vakfıkebir’den Terme’ye, güneyde ise Kürtün-Niksar hattına kadar uzanıyordu. Hacı Emiroğulları beyliğinin sahildeki sınırları ile Mayıs 7’si kutlanan yerler çakışmaktadır.

Mayıs 7’si kutlamaları İlkbahar sonunda yaylalara çıkma zamanının geldiğini bildiren bir gelenektir. Yaylaya gidecek olanlar bu günde sahile iner, büyükbaş hayvanlarını denizde yıkar. Bahara veda eğlencelerini yapar, dileklerde bulunur ve yaylalara çıkarlar. (Bu gelenek Beşikdüzü, Şalpazarı, Eynesil  yöresinde yaygındır.)

Diğer iki efsane daha var...

“Dört bin yıllık geçmişin kültür mirası olarak gelen törenlerin temelinde, Hitit Tanrıçası Kybele ile Anadolu mitoloji tanrılarına Priados adına düzenlenen bahar, bereket ve döllenme törenleri yatar. Bu törenler ve eğlenceler aracılığı ile Hitit kültürünün zamanla Roma’ya geçtiği ve orada Bachüs şenliklerine esin kaynağı olduğu söylenir.”

“Düzenlenen törenlerin Amazonlarla da ilgili olduğu öne sürülmektedir. Efsaneye göre Amazonlar üs olarak kullandıkları Giresun Adasından anaerkilliğin savaşçı şeklini gerçekleştirerek kendi toplumlarında erkeğe yalnızca nesillerini sürdürmek için yer verirlerdi. Çiftleşmek için yılda bir kez erkeklerle bir araya gelirler, doğan çocuklar erkek olursa öldürülür yada babalarına gönderilirlerdi. Mayıs 7’si Amazonların Giresun Adasını terk edip yöre erkekleri ile bir araya geldikleri gündür. Kocalarının kendilerini aldatmalarına dayanamayan yöre kadınları Amazonları lanetler, denizi taşlar, Giresun Adası'ndan gelen kötülükleri kovmaya çalışırlardı.”

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Arşiv Arama
- -
Ordu Tribün Gazetesi | Haber Merkezi
© Copyright 2016 Ordu Tribün Gazetesi
GÜNDEM
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
A.Ö.L.
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Eğitim Portalı
DÜNYA
E-Devlet
M.E.B.
Adalet Bakanlığı
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş