SON YAZI


Bu makale 2020-05-18 03:44:12 eklenmiş ve 2007 kez görüntülenmiştir.
Can Acar

Ben gazeteciliğe önceki yılları saymıyorum  profesyonel olarak 1990 yılında başladım. Ondan önceki yıllarda ise amatörce hafta sonları ve tatillerde yapıyordum.

O günden bu güne profesyonel olarak tam  30 yıl geçmiş… Çok güzel günlerdi. Başımızda gazetemizin kurucusu ve Başyazarı rahmetli Rıza Şimşek, Haber Müdürü rahmetli Aydın Ateş, Mühesse Müdürümüz rahmetli Osman Kurtuluş Genel Koordinatör Kamil Çebi gibi usta isimler yer alıyordu..

Rıza Şimşek abimi 1980 yılında tanıttım.. Rahmetli özünde çok iyi insandı. Subaylığın verdiği gelenek nedeniyle dışarıdan bakıldığında sert bir mizaca sahipti.

Kendisi Ordu aşığıydı. Ordu’ya hizmet getirenin  her zaman yanında yer alır gücü yettiği kadarda yardımcı olurdu.

Benim zamanımda Rıza abi başyazar olarak köşe yazıları yazıyordu. Çok titizdi. Yazısında kesinlikle yanlış olmayacaktı. O zamanlar böyle bilgisarlı sistem ve ofset baskı tekniği yoktu. Tipo baskı tekniği ile basılırdı gazeteler. Rıza abi kendi yazısının provasını okur ve yanlışları düzeltirdi. Sabah baktığında eğer halen yanlış varsa vay halinize….

Bugün ilimizdeki bir çok proje onun zamanında kaleme aldığı eserlerdir. O zamanlar hayal deniyordu. Ancak o inanmıştı ve bir gün mutlaka olacaktı. Neydi onlar. En başı Üniversite çekiyordu. Şimdi var. Sonra Boztepe’ye teleferikle ulaşım diyordu. Seyit Torun Belediye başkanlığı döneminde tüm engellemelere rağmen yaptı. Bugün ilin tanıtılmasında büyük rol oynuyor. En büyük projesi ise ‘’DEREYOLU’’ idi. Karadeniz’in  Akdeniz’e bağlanma projesi. Yıllarca yazdı bu konuyu. Bugün bitme aşamasına geldi.

Rıza Şimşek abinim nasıl  ileri görüşlü biri olduğunu bu üç proje anlatır sanırım. Diğer birçok projesini ise manşet haberimizde okuyabilirsiniz.

Gelelim makalemin başlığına ‘’Son Yazı’’

Neden son yazı dedim anlatayım. 

Günlerden 16 Mayıs 1992 Cumartesi. Rıza amca dostu Dr. Ömer Drama ile gazeteye geldi ve köşe yazısını bıraktı. Özellikle Atatürk’ün Samsuna çıktığı ve Kurtuluş Savaşını başlattığı güne hitaben yazmıştı. 19 Mayıs 1992 Salı günü yayınlanacaktı. Yazısısın başlığı ise ‘’Bayramla Yaşıtım’’

O dönemde ben aynı zamanda dizgi makinasında da çalışıyorum ve yazıyı ben dizdim. Makalesinde Atatürk’e övgüler yağdırıyor ve onun sayesinde bu günlere gelindiğini, Cumhuriyet’in nasıl değerli olduğunu, sahip çıkılması gerektiğini anlatıyor ve sonunda da bayramla yaşıtım diyerek son noktayı koyuyordu.

18 Mayıs 1992 günlerden Pazartesi rahmetli Osman abi gazeteyi aradı, telefona ben çıktım aynen şöyle dedi ‘’Can koş doktor Dikran beyi al Rıza amcanın evine gel !..’’ apar topar gittik. Ancak Rıza amca son nefesini vermişti. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını görememiş makalesinin düzeltmelerini yapamamıştı. Son yazısını görememişti…  Onun da düzeltmesini yapmak gazeteci abim Kamil Çebi’ye düşmüştü. 

Rıza Şimşek abiyi anlatmakla bitiremez siniz. Ben tanıdım ve çok şeyler öğrendim. Keşke bu günkü nesilde tanımış olsaydı. 

Son olarak şunu da belirtmek isterim. Bende çok büyük bir acıdır. Rıza Şimşek’in cenazesi yıkanacak. O zamanlar böyle gasılhane, cenaze arabası yok. Evlere seyyar bir teneşir var o getiriliyor banyo veya evin müsait bir yerinde cenaze yıkanıyor. Ben cami cami geziyorum imam arıyorum cenazeyi yıkaması için ne hikmetse herkesin işi var kimse gelmiyor. O dönemde Müftülük Düz mahallede gazetenim karşısında. Oraya gittiğimde müftü yok, dışarı çıkmış. Müftülükten bir dostum aynen şunu söylemişti. ‘’Boşuna uğraşma Ordu’da o cenazeyi kimse yıkamaz. Müftü beyin talimatı var.’’ Neden diye sorduğumda ise aldığım cevap şuydu. ‘’Rahmetli Atatürkçüydü. İslama inanmazdı, namaz kılmazdı’’ dedi. Oysaki rahmetli Rıza abi kadar o dönemde Kura’nı bilen bir gazeteci yoktu. Oysaki Orhaniye köyündeki yıkık camiyi açtığı kampanya ile onartıp ibadete açtıranda oydu. Ordu’nu tek ‘’Sakal-ı 

Şerifi’ni’’ Orhaniye köyü camiyine getirtende oydu. (onunda başka bir hikayesi var sonra yazarım). Kaldı ki o dönem Kız Kuran Kursu olan, şimdiki Müftülük binasının arsasını rahmetli Ahmet Cemal Mağden’e baskı yaparak bağışlatan da oydu.

İşte buna karşılık tüm baskılara ve tehditlere rağmen Orhaniye köyü camiyi nin imamı Rıza abinin cenazesini yıkadı ve şimdi o caminin önündeki  mezarlıkta huzur içinde yatıyor.

Son olarak şunu eklemek isterim. Rıza abinin ölümü de ilimize bir hizmeti daha getirdi. Zamanın Belediye Başkanı Kazım Türkmen, Belediye Meclisini toplayarak. Belediyeye imam ve cenaze yıkayıcı kadrosu açılmasını sağladı. Yine ilk olarak cenaze yıkama aracı yaptırılması kararını çıkarttı ve gerçekleştirdi.

İşte böyle sevgili okurlar yaz yaz bitmiyor. 

Şimdilik kalın sağlıcakla…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Ordu Tribün Gazetesi | Haber Merkezi
© Copyright 2016 Ordu Tribün Gazetesi
GÜNDEM
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
A.Ö.L.
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Eğitim Portalı
DÜNYA
E-Devlet
M.E.B.
Adalet Bakanlığı
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş