Bize Göre Çok Duyarlılar…


Bu makale 2020-01-14 00:25:21 eklenmiş ve 536 kez görüntülenmiştir.
Ahmet Yenin

Eskişehir'de boşandığı eşinin satırlı saldırısına uğrayan, bir buçuk ay sonra hastanede hayatını kaybeden Ayşe Tuba Arslan'ın, savcılığa 23 kez suç duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı. Başvurularından 5'i 'delil yetersizliği' nedeniyle takipsizlikle sonuçlanan Arslan'ın, Ankara 2. Aile Mahkemesi'ne yaptığı son başvuruda şunları söylemişti: Benim bu Yalçın Özalpay isimli şahısla ilgili başvurmadığım hukuki işlem kalmadı. Bu şahıstan tehdit alıyorum. Benim ölümüm gerçekleşince mi bana yardım edeceksiniz. Ben çok mağdurum diye haykırmıştı ama duyan olmadı aziz Türk milleti, olmadı...

Türkiye’nin % 99’zu Müslüman olan aziz Türk milletinin % 85-90’nı fakir ve yoksul kesiminin elleriyle verdikleri oylarıyla görev ve yetki verdiği devletin seçilmiş ve atanmış tüm yetkililerine beni,bizi onları öldürecekler,ne olur bize yardım edin,beni,bizi öldürdükten sonramı duyacaksınız diye feryat figan etikleri halde duymazdan ve görmezden gelmeye devam ederlerken,elin gavur diye nitelenen yetkilileri insanlarını dinlemekle yetinmeyip sözlerin ağızlarından çıkışlarına bakarak gerekeni yapıyorlar.

Halbuki kadirşinas,iyilik meleği aziz Türk milleti günümüzde olduğu kadar vurdumduymaz değildi olamaz,olmamalı...

Aziz milletimiz daha ne desin,kendisinin yaşadıkları haksızlığı,hukuksuzluğu adaletsizliği,siz zalimlerin zulmü varsa ki evet, dün bugün ve halen daha çok var,Mazlumların,masumların Allah’ı var Türkiye cumhuriyeti Devletinin seçilmiş ve atanmış yetkilileri serzenişiyle anlatmaktan başka sessiz çoğunluğun feryadını figanını daha ne yapsın, nasıl yapsın da size ve sizler gibi kendinden başkasını düşünmeyen,kendinden başkasına huzur ve güven içerisinde insanca yaşam hakkı tanımayanlara duyursun….

Zalimin Zulmü Varsa Sessiz çoğunluk Olan Gariplerin Allah’ı var

Son yıllarda ülke genelinde yaşanan insanlık dışı yaralamalı ve en acısı ölümlü vak'alar (olaylar) insanlar için sıradan bir olaymış gibi algılanmaya başlandı.

Bu işte bir bit yeniği var ve olmalı.Çünkü kadirşinas,derin hoş görüye sahip aziz Türk insani bu kadar duyarsız hele,hele bu kadar acımasız ve gaddar değil,olamaz olmamalı da..

İnsanlar ne oldu,nasıl oldu ise değil gözleri önünde,gözlerden çok uzaklarda da insanların,yada insan dostu bir canlının vahşice öldürülmesi şöyle dursun şiddete dahi uğramasına bir şekilde tepki verirlerdi..

Fakat insanlarda olaylarda gün gibi ortada..Başta söyledik bir bit yeniği var bu işte diye. Evet insanlar sanki topluca afyon yutmuşlar gibi uyuştu,uyuşturuldu,sanki ölen bir insan yada canlı değilmiş gibi olaylara ve insanlara karşı duyarsızlaştı,kısacası bir garip oldu.

İnsanlar,eş dost yanı,aile içi,çocuk yanı arkadaşlarının içinde böyle bir vahşet yapılmaz diye düşünmeden insanları bilmem ne boğazlar gibi boğazlamaya,kesici ve delici aletlerden satırla en yakının ölümüne göz yumar oldu ne yazık ki..

Vahşice ölmeler ve öldürmeler son yıllarda her nedense cennet vatan ülkemiz Türkiye’de çok yaşandı.Ve halende yaşanmaya devam ediyor irili ufaklı da olsa ama son olarak 2014 yılında Soma'da bariz bir şekilde işverenin ihmali sonucu yaşanan maden ocağı kazasında 301 Somalı yerin yedi kat dibinde feci şekilde hayatlarını kaybetti..

Halbuki dün,bugün ve halen ve hatta dünya ve insanlar ile insan dostu tüm canlılar var oldukça ilelebet birlikte hayata dair her şeyi insani ölçülerde paylaşarak yaşamak durumunda olduklarını bilerek yaşayan insanlara ne oldu nasıl oldu da böylesi vahşeti duymazdan görmezden gelmeye başladılar anlamak mümkün değil doğrusu..

Halbuki insan düşünerek yaşayan canlıdır.Düşünerek yaşayan canlı bugün ona yarın bana diyerek yaşaması gereken canlıdır.Öyle ed olmalıdır.Ama son ve büyük facia Soma’da Soma maden ocağında yaşandı ve devlet eliyle alınabilen resmi rakamlara göre 301 Somalı insan feci şekilde hayatın kaybetti.

Daha evvel yaşanmış bu ve benzer ölümlü yada yaralamalı olaylarda insanlar olayları kendilerince yorumlar haklıyı haksızı Allah için ayırt eder ve gerekli etkiyi ve tepkiyi,uyarıyı her iki tarafa eşit şekilde yaparak bir şekilde tepki verirlerdi..

En kötü ihtimalle her beş yılda bir önlerine gelen sandıkta gerekeni yaparlardı.

En son Somada yaşanan ve 301 insanın feci şekilde hayatını kaybetmesine sebep olan maden ocağı kazasında tabiri caizse ölen öldüğü ile kaldı desek yalan söylemiş olmayız.

Çünkü olayın hemen ardından gelen ilk seçimde Somalı başta olmak üzere ülke genlinde insanlar Somadaki maden ocağı kazasında işverenin bariz ihmali olduğunu bildikleri halde olayda büyük payı olanları cezalandırmak yerine daha çok oy desteği vererek ödüllendirdiler.

Somada olanları duymazdan gelen insanlar senin feryatlarını neden duysunlar sevgili ana kuzusu,vatan evladı kardeşim.

Seni asıl duyması gereken senin durumundaki sade insanlar.Onlar seni duymayınca seçilmiş atanmış geçim derdi ve sıkıntısı,can derdi ve sıkıntısı olmayan seçilmiş ve atanmış devlet yetkilileri neden, nasıl seni ve yürek yakan sesini duysunlar da en yakının tarafından katledilmeni önlesinler.

İnansı duyması gereken kendi sınıfındaki insanlar duymayınca üst sınıftakiler nasıl ve neden duysunlar be canım ablam..

Duymazlar,duymadılar,duymuyorlar görüldüğü gibi.Düne kadar senden öncekileri duymadılar,dün de seni duymadılar duymaları gereken devlet yetkilileri.

Evet ne acı ki daha düne kadar ben feci şekilde öldürüldükten sonra mı beni devletim ve devletimin yetkilileri beni ve feryadımı duyacaklar ve beni koruyacaklar diye feryat eden bir anne,bir ana kuzusu,bir vatan evladı kardeşimiz en yakını tarafından satırla katledildikten sonramı beni ve bizim durumumuzda olan insanları koruyacaksınız diye haykıra,haykıra ve ne yazık ki aynen dediği gibi hem de satırla katledildi.

Bu ana kuzusunun,bu vatan evladının satırla katledilmesine asıl sebep seçilmiş ve atanmış devlet yetkilileri değil,beni öldürecekler diye aylardır devletin yetkililerine ve canı ciğeri olan en yakınlarına figan feryat seslendiği halde asıl duyması ve gerekeni yapması dolayısıyla sandıkta ceza kesmesi gereken en yakınları asıl suçlu olanlar ne yazık ki.

Asıl duyması gereken ülke nüfusunun %85lik dar kesimi yani kendisi gibi kendi yağı ile kavrulan daha açık ifade ile fakir ve yoksul kesim(yoksul seçmen) duymayınca,fakir ve yoksulların oylarıyla işbaşına gelen %15’lik bir eli yağda bir eli balda,can güvenliği derdi ve sıkıntısı ,geçim derdi ve sıkıntısı olamayan devletin seçilmiş ve atanmış yetkilileri mi duyacak satırla katledilerek hayattan koparılan seni ve seni gibi vatan evlatlarının sesini canım ablam,artık acın ıstırabın kalmadı.Sen kurtuldun belki ama geride onlarca var.. Ya onlar nasıl kurtulacak satırla katledilmekten aslan kardeşim.Ne diyelim zalimin zulmü varsa,gırtlakları patlarcasına kadar beni,bizi onları öldürecekler ne olur bize ona sahip çıkın ey devletim ve devletimin seçilmiş ve atanmış yetkilileri diye bağırmalarına, feryat etmelerine rağmen dün,bugün ve halen daha bir türlü sesi duyulmayan sessiz çoğunluğun yüce Allah'ı var. Yani gariplerin,kimsesizlerin,kısacası sessiz çoğunluğun Allah’tan başka da kimsecikleri yok diyor,saygılar sunuyorum.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Ordu Tribün Gazetesi | Haber Merkezi
© Copyright 2016 Ordu Tribün Gazetesi
GÜNDEM
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
A.Ö.L.
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Eğitim Portalı
DÜNYA
E-Devlet
M.E.B.
Adalet Bakanlığı
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş