CEZA YASAMIZ GÜNCELLENMELİ


Bu makale 2019-12-16 05:18:16 eklenmiş ve 2923 kez görüntülenmiştir.
Atilla Şimşek

Ceren’imizin katledilmesinde yasalarımızın ve tatbikatının hiçi suçu yok diye içimizden geçmiyor değil.
1975 yılı Boztepe Televizyonunda başımızdan geçen bir konuyu gündeme getirmek istiyorum. Şehirde bir adli olay vuku buldu. Emniyet müdürlüğümüz özellikle bu haberin ana haber saatinde verilmesini istiyor. Bizde zaten vereceğimiz haberi etraflıca verdik saat 20.30 da. Haber sonrası canlı yayın programımız da vergi haftası nedeni ile defterdar konuğumuz. O devirde soruları telefonun başında olan vergi dairesi müdürümüz alıyor içeriye yazılı olarak veriyor. Bu arada telefonlara mütemadiyen adli olayın yayını nedeni ile küfürlü telefonlar tehditler alıyor müdürümüz. Konunun muhatabı olmadığını izah ediyor,  anlatmaya çalışıyor nafile. Ben ve Birol Yılmaz birlikte bürodayız. 15 dakika sonra  içeriye  4-5 işi geldi bize bakarak “siz mi buranın sahibisiniz” dedi. Adamları içeri aldık ve ayrı odada konuyu izah ettik. Polis tarafından tutuklanan şahıs karşımızda idi, dedi ki “ ne oldu şimdi polis istedi diye haber yaptınız mahkemeye çıktık hakim beni bıraktı” vatandaşları ikna ettik, konuyu kibarca anlattık adamlar gitti. Fazla da detaya lüzum yok.
Bana göre 12 Eylül 1980 sonrasında çıkarılan kanun ve yasalar toplumu bu hale getirdi. Hatırlarsınız Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer liderlerle yaptığı toplantıda Anayasa kitapçığını Ecevit’e doğru atması ne anlama geliyordu. Anayasanın dışındaki kararları onaylamam diyordu,  hepsi bu.
Mali, siyasi, düşünce, mülk ihtilafları gibi şiddet  içermeyen suçlar dışında kalan suçlulara yarı açık ceza evlerinin kapıları açılmamalı,  İzinli çıkmaları yaratılmamalı.
Bakınız otel katibi neden polisi aramadı diye laflar dolaşıyor. Doğrudur aramalı idi, belki bu cinayet önlenecekti. Fakat bu korkutmanın öncesinde yasaların serbest bırakacağı ihtimalini katip düşünmez mi. Mutlaka korkmuştur, adamı polis alacak katilin hedef tahtasında otel katibi, beklide serbest kalıp ertesi akşam tekrar otele gelerek katibi öldürecekti. Öldüremez mı!
Mahalle aralarında sokak lambaları geç yanmakta üstelik voltajları da çok düşük. Gidin Yozgat ilinin şehir aydınlatmasını bir görün. Mutlaka cebinizde bozuk para bulundurun, tipsiz bir tinerci ve Suriyeli psikopat yolunuzu keser para ister gecenin sessizliğinde, sakın terslemeyin para verin ki darp edilmeyin. 
Ordu ilinde asayiş ve takibat yok. Emniyet  Müdürü’nün   AA muhabirini makamına çağırıp gazetecilerin paylaşımlarını kesmelerini, aksi takdirde haklarında soruşturma başlatacağım diyerek korku salması, oldu mu . Sosyal Medya’nın Ceren’imizin katilinin yakalanmasında ki yayın paylaşımları gösterdi ki vatandaş bilirse gereğini yapar. Yaptı da. Kimse polisimiz’e,  Hakimlerimiz’e, Jandarmamız’a kabahat bulmasın. Başta İlin Valisi demokrasimizin kılıcı olmalı, yasalarda bu çalışmalara ve olumsuzluklara açık kapı bırakmamalı. 
Şehrimizdeki bu mültecilerin çoğalmasından memnun değiliz. Sokak aralarındaki birahanelerden (barlar) memnu değiliz. Kamusal alanlarında Suriyelilere iltimas tanınmasından memnun değiliz. Suriye’linin  Valilikten, Belediyeden gıda ve kira yardımlarının yanı sıra maaşa bağlandılar iddialarından memnun değiliz. Kalın sağlıcakla
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Ordu Tribün Gazetesi | Haber Merkezi
© Copyright 2016 Ordu Tribün Gazetesi
GÜNDEM
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
A.Ö.L.
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Eğitim Portalı
DÜNYA
E-Devlet
M.E.B.
Adalet Bakanlığı
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş